Parçalardan Bütüne Ulaşmak

Yazılım dünyasına giriş yapan herkesin kafasında şu sorular genelde oluşuyor. Gerçekten bende yazabilecek miyim? Ortaya  gerçekten bir şeyler çıkacak mı ? İlk başladığımda bende de bu sorular mevcuttu. Bilmediğimiz bir işe giriştiğimizde her zaman olur bu. 

Zamanla kazandığımız tecrübeler ve o işte geçirdiğimiz günler neticesinde ortaya bir şeyler çıktıkça kendine güvenimiz yerine gelir ve daha emin adımlarla ilerleriz. İlk web programla dersimi hatırlıyorum ekrana HTML etiketlerini kullanarak MERHABA DÜNYA! Yazdırmıştık. Arka planını da değiştirmiştik biraz daha estetik dursun diye. Aşırı derecede mutlu olmuştum. Sanırım mesleği seçmemin temelinde ya da sevmemin temelinde diyelim sonucun anında bana yansıyor olmasıydı. Bu birazda kişiliğimle alakalı sanırım biraz sabırsız ve tez canlıyımdır. Lise 3 te Web tasarım diğer sene Web yazılım öğrenmiştim. 

Mesleği o kadar çok sevmiştim ki tam bana göreydi. Ufak tefek örnekler yapıyor araştırıyor kendimi sürekli geliştirmeye çalışıyordum. Sonra bişeyler ortaya çıkarmaya başladıkça ufak tefek siteler yapmaya başladım. 2 sene içinde abartmak gerekirse belki 100 e yakın farklı 1 yada 2 sayfalık tasarımlar siteden derme çatma şeyler olmuştu. Üniversite de bu devam etti. 

Yaşayanlar vardır belki şu an gülümsüyor olabilirler bende aynısını yaşıyorum diye. Tanıdık geldi dimi 🙂 . Bir süre sonra şu yanılgıya kapıldım. O kadar çok örnek yaptım hala ortada elle tutulur hiç bir şey yok. Acaba ben bu işi beceremiyor muyum demeye başladım. Olayı iş hayatına atıldığınızda anlıyorsunuz. 

Karşınıza bir şey çıkıyor bu belki 2-3 sene sonra bile olabiliyor ama daha önce incelediğiniz uğraştığınız şeyler le alakalı bir şeyler çıkıyor karşınıza… Gördüğünüzde diyorsunuz ki hatırlıyorum ben bunla uğraşmıştım bu şekilde yapmıştım. 

Böyle çözmüştüm. İşte orda meyvenizi alıyorsunuz. 

Zaten yazılımla alakalı  orta ya da büyük bir projede yer alırsanız görürsünüz her şey planlanır parçalara bölünür öyle yazılıp bir bütün haline gelir. Yani zamanında yazdığım bana saçma sapan gelen o tasarımlar ve yazılımlar işime yarıyordu. 

Parçalardan bütüne kullanmak üzere deneyim elde ettiğimi biraz geç farkettim ama bence güzel bir farkındalık oldu. Neyin ne zaman işe yarayacağı ne zaman kullanacağımız hiç belli olmuyor. 

Unutmayın ki hepimiz dünya üzerinden kocaman bir bütünün birer parçasıyız ve hepimizin bu bütünü oluşturmak için bir amacı var. Siz siz olun bu mesleği seçtiyseniz kendinizi geliştirmekten vaz geçmeyin. Ufaktan başlayın. Pes etmeyin. 

Zamanla geliştiğinizi görecek ve sonuç almaya başladıkça daha çok gelişmek isteyeceksiniz. Şimdiden hepinizine başarılar. 

Yazılım dünyasına hoş geldiniz…

Ben Kimim? Neden Yazılımcı Oldum ?

Herkese merhabalar ben Koray Sadıklar. Bugünkü yazımızda neden yazılımcı oldum bundan bahsedeceğim. Aslında küçükten beri bilgisayarlara bir merakım vardı. Neden merakım vardı Ben de bilmiyorum. Yani hayalimizdeki meslek aslında küçükten beri etrafımızda ilk gördüğümüz ve hoşumuza giden şeylerden yola çıkarak edindiğimiz merak ve tecrübelerden başlıyor diyebilirim. Ben en azından öyle inanıyorum.

İlk başta pilot olmak istiyordum daha sonra her zaman boş bulduğum mekana, arsaya bina yapmak istiyordum. Büyüyünce buraya ev yapacağım diyordum. Ortaokul çağlarında da bilgisayarlara merakım olmaya başladı ki bizim zamanımızda öyle çok fazla bilgisayar yoktu. Sadece 4. sınıftan ortaokula kadar atölyelerimiz vardı. Herkes iki kişi bir bilgisayarı falan kullanıyor. O zamanlar Paintte bir şeyler yapmaya çalışıyorduk ki bu merakım benim ortaokul da çıkmaya başladı. Ne olacaksın dediklerinde Bilgisayar Mühendisi olacağım diyordum. O zamanki hayalim Mühendis olmaktı ama şu anda ne yapıyorsun derseniz yazılımcıyım. Mühendis olamadım ama en azından bilgisayar sektörünün bir kısmından kendime ekmek parası çıkartabiliyorum diyebilirim. 

Peki neden yazılımcı oldum? 

Meraklı bir çocuktum, hala meraklıyım büyümem bir şey değiştirmedi yani şu anda 28 yaşında bir bireyim. Bundan herhalde bir 20 sene sonrada hala meraklı bir insan olacağım. Keşfetmeyi seven bir insan olacağım o yüzden yenilenebilir bir sektör olduğu için yani sürekli yenilenen, kendini yenileyebilir sürekli gelişmeleri olan bir sektör olduğu için muhtemelen kendimle bir şeyler bağdaştırdığım için bu sektörü seçtim. Daha sonrasında ortaokulda karar verdiğim bu meslek için çalışmaya başladım. 

Meslek Lisesine geçtim direk. Hayata atılmadan en kolay yolu buydu benim için aslında. Çünkü düz lise istemiyordum. Bir meslek öğrenmek benim için bir artı olacaktı ki öyle oluyor. Kendimi çok çalışkan hiç addetmedim. Zeki bir insan olduğumu düşünüyorum daha doğrusu pratik zekalı bir insan olduğumu düşünüyorum öyle deha falan değilim. Bunun Işığında da kendime bu mesleği daha yakın gördüm ve Meslek Lisesine geçip yazılımcı olmayı uygun gördüm. Ailemle çatışmalarda yaşadım bu konuda. İşte neden Anadolu Lisesi, süper liseye gitmiyorsun diye. Ki bizim zamanımızda Süper Liseler vardı. Ben direkt daha çok hayata biraz daha erken atılmayı planladığım için Meslek Lisesini seçtim. Burda hayata erken atılmaktan kastım erken meslek edinmek aslında, Üniversitede hakikatten meslek edinmeye geçtiğiniz anda bir sıfır önde başlıyorsunuz bir düz liseye giden ya da süper liseye giden insanlardan.

Küçük Bir Anı

Hatta şöyle bir anım var üniversiteye gittim ek kayıtlardan gitmiştim. Hoca Algoritma konusuna geçmiş sınıf 55 kişi ve benim daha ilk dersim. Daha kimseyi tanımıyorum sınıfa ilk girişim. Ders algoritma konusundan başlıyor. Bu arada ben web tasarım ve programlama okudum lisede. Teknik lise okudum. Neyse Hoca anlattığı şeylerden bahsetti değişken tanımlamak vs. C görüyorduk biz o zaman üniversitede. Değişken tanımlamak işte koşullardan ve döngülerden bahsetti kısaca sanırım ufak bir programcık istedi.

Hoca yapan çıkar dedi direk.

Programı yazmam 3 dakika falan sürdü herhalde. 

Bitirdim hocam dedim.
54 kişi bana bakıyordu. Çok haz duyduğum bir olaydı. Hocaya gösterdim tamam çıkabilirsin dedi. Bu benim için büyük bir başarıydı her konuda. 

Neden derseniz hocalar zaten direk orada yakaladılar beni. Öğrencilerin gözünde ya arkadaş ne oluyor? Daha yeni geldin,  hayırdır ne oldu 2 dakika oldu? 

Ne yaptın? Nasıl yaptın? insan mısın? diye öyle bakanlar vardı çok güzel bir duyguydu sizlere de tavsiye ederim bu tarz bir şey yaşamamıştım.

Beklemediğiniz bir anda farklı bir havaya giriyorsunuz güzel bir anı idi benim için daha sonrasında yazılımla her zaman haşır neşir oldum zaten web tasarım dalını seçmiştim lise 3. sınıfta ve bunun üstüne yoğunlaşmıştım. PHP yazılımı öğrenmek istiyordum, sürekli lisedeyken de üniversitedeyken da hocalarımın yakasını bırakmıyordum. Bu benim için öğretmenler arasında ya da hocalar arasında ayrı bir popülerliğe taşıyordu. Yani anahtar öğrenci, joker öğrenci gibi bir şey oluyorsunuz okulda bir bilinirliğinizi oluyor. Okulda ya da sınıfta artı bir puanınız oluyor. Bu konuda girişimci yani girişimcilik sadece bir iş yapma konusunda değil her konuda girişken olmak bir artı sağlıyor insana.

Girişken Olmanın Faydası

Ben bunun faydasını lisede görmeye başladım ve çok çekingen bir insandım daha sonra bunu keşfettikten sonra biraz daha açılarak girişken bir insan olmaya karar verdim. Sorgulamaya başladığımda hocalarımın peşinde koşmaya başladım. Araştırma yapıyorum ki bu benim mesleğimde bana çok büyük artılar sağladı ki hala sağlıyor. Çünkü neden gelişen bir teknoloji ile ilerleyen bir meslek dalında çok faydasını gördüm.

Bu şekilde hayatımı güncelleyerek mesleğimde kendi bilgilerimi güncelleyerek devam ediyorum ve bu bana yeni yetkinlikler kazandırıyor yeni bilgiler kazandırıyor ve bunları bir şekilde sizlerle, sizin gibi diğer arkadaşlarımla kendimle ya da etrafında paylaşarak hem kendimi geliştirmiş olurum hem de siz değerli okurlarıma ve yazılımcı olmak isteyen arkadaşlara faydalı olmaya çalışıyorum. Çok güzel bir haz çok güzel bir duygu sizlere de tavsiye ediyorum.

Sonuç

Kısaca kendimden bahsetmeye çalıştım. Hakkımda daha çok şey var anlatmak istediğim, sizlerle paylaşmak istediğim. Umarım bundan sonra beraber olacağız bu şekilde yazılar gelecek. Kendi edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Kendi doğrularımı, yanlışlarımı, kendi rotamı sizlerle paylaşmayı düşünüyorum.

Dilerseniz bu yazının sesli halini Youtube sayfam üzerinden dinleyebilir,

ya da Spotify üzerinden Podcast olarak da dinlemeyi tercih edebilirsiniz.

Umarım herkes için faydalı olur.

Şimdilik bu kadar diyorum. Diğer yazılarda görüşmek dileğiyle kendinize iyi bakın.

Hoşça kalın.